<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DATACOM BİLGİ PORTALI</title>
	<atom:link href="http://www.datacom-catalog.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.datacom-catalog.com</link>
	<description>nedir ,ne işe yarar ,nelerdir,nerede,nezaman,nasıl ,kim</description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 20:00:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Bebek Gelişimi &#8211; bebeksagligi.us</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2012/05/19/bebek-gelisimi-bebeksagligi-us/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2012/05/19/bebek-gelisimi-bebeksagligi-us/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 20:00:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Acil Servis]]></category>
		<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Check-Up]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Dahiliye - İç Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Dermatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Estetik Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Cerrahi]]></category>
		<category><![CDATA[Göz Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Hastalıkları ve Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Kardiyoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Kulak Burun Boğaz]]></category>
		<category><![CDATA[Nükleer Tıp]]></category>
		<category><![CDATA[Psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Üroloji]]></category>
		<category><![CDATA[Anne Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek İsimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bebek Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Bebeklerde Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum]]></category>
		<category><![CDATA[Emzirme]]></category>
		<category><![CDATA[Hamilelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[Her yeni çiftin hayalidir bebek sahibi olmak. Onu kucağına alıp sevmek ister sevimliliğine hayran olur insan. Bebekler ise dünyaya yeni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "ca-pub-7752944597214197";
/* 300x250 */
google_ad_slot = "9112045306";
google_ad_width = 300;
google_ad_height = 250;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p> <p>Her yeni çiftin hayalidir bebek sahibi olmak. Onu kucağına alıp sevmek ister sevimliliğine hayran olur insan. Bebekler ise dünyaya yeni merhaba dedikleri için çok narindirler. <a title="bebek sağlığı" href="http://www.bebeksagligi.us">Bebek Sağlığı</a> herşeyden önemli olmalıdır ebeveynler için. Bunun için açılan <a title="bebek sagligi" href="http://www.bebeksagligi.us/category/bebek-sagligi">BebekSagligi.Us</a> sitesinde Bebek ve Anne Sağlığı hakkında bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz. Sürekli güncellenen içeriği ile bebek sahibi olanlara olmayı düşünenlere bilgi kaynağı olmayı hedefleyen site yeni girdiği yayın hayatında hızlı ve emin adımlarla ilerliyor.</p>
<p>Site içerisinden bazı kategoriler ise şöyle; Bebek Sağlığı, Hamilelik, Doğum, Bebek İsimleri, Bebek Bakımı, Bebek Hastalıkları , Hamilelik, Bebeklerde Beslenme, Emzirme ve Anne Sağlığı</p>
<p>Siz de bebek sahibi olmayı düşünüyorsanız veya bebeğiniz varsa aklınıza takılan herşeyi <a title="bebek sagligi" href="http://www.bebeksagligi.us/category/bebek-sagligi">BebekSagligi.Us</a> adresinde bulabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2012/05/19/bebek-gelisimi-bebeksagligi-us/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>VİRÜS TEDAVİSEKLİ.COM</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2012/03/02/virus-tedavisekli-com/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2012/03/02/virus-tedavisekli-com/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 02 Mar 2012 16:11:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/?p=302</guid>
		<description><![CDATA[Virüsler hakkında genel bilgi Şubat 28th, 2012 &#124; Author: admin Virüsler canlı hücreleri enfekte edebilen yani onlara erişip bulaşabilen ancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2><a title="Permanent Link to Virüsler hakkında genel bilgi" href="http://www.tedavisekli.com/virusler-hakkinda-genel-bilgi.html" rel="bookmark">Virüsler hakkında genel bilgi</a></h2>
</div>
<div><img src="http://www.tedavisekli.com/wp-content/themes/masmavi/images/PostDateIcon.png" alt="" width="18" height="18" /> Şubat 28th, 2012 | <img src="http://www.tedavisekli.com/wp-content/themes/masmavi/images/PostAuthorIcon.png" alt="" width="18" height="18" /> Author: <a title="admin tarafından yazılan yazılar" href="http://www.tedavisekli.com/author/admin" rel="author">admin</a></div>
<div>
<p><strong>Virüsler</strong> canlı hücreleri enfekte edebilen yani onlara erişip bulaşabilen ancak mikroskopla görülebilecek taneciklerdir. Bir konak hücreyi enfekte etmek yoluyla çoğalabilmektedirler. Virüs (kapsit) denen protein örtüsü içindeki genetik malzemeden oluşur. Ökaryot (Hayvan, mantar ve bitkiler) yani gelişmiş hücre yapısına sahip canlılar ve prokaryot (bakteri ve arkeler)  gibi basit yılı organizmalar virüsler tarafından enfekte edilebilirler. Bakterileri enfekte eden virüsler bakteriyofajlardır. Virüslerin inceleyen bilim dalı viroloji denir ve virüsler insanlarda birçok bulaşıcı haltalığa neden olabilirler. (Bunlar ayrı başlık altında sunulacaktır)Örn: AIDS, Hepatit B, grip, Kuduz vs. Virüslere antibiyotikler etki etmeyeceği için viral hastalıkların tedavisi zordur. Az sayıda antiviral ilaç kullanmak ve bağışıklık sistemini güçlü tutmak yapılabilecek tedavi uygulamalarındandır. Aşılamada önleyici tedavi şekli olarak önerilmektedir.</p>
<p>Virüsler konak hücre dışında çoğalamazlar ve bu yüzden zorunlu hücre içi parazitlere benzerler  ama yinede gerçek organizma sayılmazlar.Virüslerin hücre zarı ve kendi metabolizmaları yoktur.  Çoğu virolog onları cansız kabul eder.Ancak bir ışık mikroskobu ile görülebilecek kadar küçüktürler.Virüslerin canlı olup olmadığı kounusunda tartışmalar yıllardır devam etmektedir. Virüsler ve canlı hücreler DNA,RNA ve protein gibi ortak bileşenlere sahiptirler. Wendel onları basit oluşumlar olarak kabul eder. Virüsler DNA veya RNA ya sahip olsalarda ikisine birden sahip değildirler ve bir kültür ortamında kendiliğinden çoğalamazlar. Botanik ve Zooloji bilimlerine göre virüsler canlı değildir. Ancak bu fikirler yıllar boyunca keşfedilmiş daha küçük canlı türlerini göz önünde tutarak belirlenen tanımlara dayanır. Virüsler çoğalabildikleri için canlı veya konak hücre olmadan çoğalamadıkları için cansız oldukları düşünülebilir.        virüsler hücresel olmadıkları için hücre bölünmesiyle bölünemezler ancak konak hücrenin metabolizmasını kullanarak kendilerini kopyalarlar ve hücreyi öldürmeden ona zarar verebilirler. Bu etkilere sitopatik etki denir. Virüslerin litik veya lisojenik döngüleri olabilir. Litik döngüde virüsün etkisiyle konak hücre virüsün çoğalabilmesi için gerekli olan proteinleri imal etmeye başlar ve genomun çoğalmasını sağlar. Genom kopyalanıp kapsit oluştuktan sonra virüs yeni virionların salınabilmesi için hücreyi parçalar. Bazılarıda hücreyi parçalamadan eksositoz yöntemiyle hücre zarından geçerek dışarı salınır.</p>
<p>Lisojenik döngüde ise hücre parçalanmaz viral genom konak DNA ile bütünleşir ve onunla beraber çoğalır ve virüs hücrenin yavrularına aktarılmış olur.  Uzun bir süre böyle yaşayan virüs uygun bir ortamda aktif hale gelerek litik döngüye katılabilir.        Bakteriyofajlar kendilerine has bakteriler enfekte ederler ve bunun için bakteri yüzeyindeki reseptör proteinlere bağalanarak hücre içine girerler. Proteinler yeni virionlar oluşmasına yardımcı oldukları gibi hücre parçalanmasınıda sağlayabilirler. Enfekte edildikten onbeş yirmi dakika sonra üç yüzden fazla faj oluşmuştur.        Virüslerin neden olduğu hastalıkların başında Hepatit B Hepatit C, AIDS, CMV, grip, su çiçeği, ebola vs. gelir. Virüslerin hastalık yapma yeteneğine Virülans denir. Hücresel daviyede hastalığa neden olan hücrenin parçalanması sonucu ölümdür.  Çok hücreli canlılarda yeterince hücre ölürse canlının kendide bundan etkilenmeye başlar. Çoğu virüs homeostaz bozulmasına neden olur. Bazılarıysa nispeten zararsız bir şekilde canlı içinde varlıklarını sürdürebilirler. Örneğin herpes simpleks virüsü insan vücudunda inaktif olarak bulunur. Bazı virüsler girdikleri hücre onlara uygun değilse çoğalamazlar ve kendilerini hücre genomunda dahil ederek varlıklarını sürdürürler. Onkolojik virüslerse hücrenin kontrolsüz bir şekilde çoğalmasını sağlayıp ölümüne yol açabilirler.</p>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2012/03/02/virus-tedavisekli-com/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Migrene iyi gelen çay migren nedir</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2012/01/22/migrene-iyi-gelen-ca-migren-nedir/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2012/01/22/migrene-iyi-gelen-ca-migren-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Jan 2012 12:18:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/?p=298</guid>
		<description><![CDATA[Baş Ağrısı Gibi Gelen Hastalık Migren Günlük yaşamımızda değişik zamanlarda farklı sağlık problemleri ile karşılaşırız. Bunların bir kısmını vücudumuz tedavi eder bir kısmına ise dışarıdan ilaç, ameliyat vb. tıbbi müdahaleler ile iyileştirmeye çalışırız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Baş Ağrısı Gibi Gelen Hastalık Migren Günlük yaşamımızda değişik zamanlarda farklı sağlık problemleri ile karşılaşırız. Bunların bir kısmını vücudumuz tedavi eder bir kısmına ise dışarıdan ilaç, ameliyat vb. tıbbi müdahaleler ile iyileştirmeye çalışırız. Vücut da organlarımızın belirli çalışma şekli var fakat bu daimi olarak aynı işlevlerden meydana gelen süreç değildir. Birde hayatımızın psikolojik yönü vardır. Yaşam kalitemiz bozulursa, sosyal hayatta ve iş hayatında yaşadığımız problemler bizlerin motivasyonunu düşürür. Toplumda birçok kişinin sağlık problemleri olduğunu görmekteyiz, bunlardan bir tanesi de migren hastalığıdır. Ülkemizde oldukça yaygın bir hastalık olarak istatistikler arasında yer almaktadır. Ancak birçok insan bu hastalığın nasıl başladığını ve nasıl bir hastalık olduğu hakkında bilgi sahibi değildir. Birçoğumuz baş ağırsısını biliriz. Ne yazık ki bireyler migren hastalığını baş ağrısı olduğunu ve belirli bir müddet sonra geçeceğini düşünmektedir. Fakat yanılıyor çünkü migren ağrısı diğer başa ağrılarından farklılık arz etmektedir. Zonklayıcı bir ağrı başın belirli bir bölgesinde varsa, özellikle ışığa, yüksek sese, vücudun bazı bölgelerini hissetmiyorsa (el,kol), mide bulantısı migren hastalığının en belirgin özellikleri arasında yer almaktadır. Bazı kişilerde ağdı ense bölgesinde başlar başın tamamında hissedilir. Migren hastası genellikle karanlık ve sessiz bir odada kalmak ister. Çevrenizde migren ağrısı çeken bir kişi varsa aşağıdaki bitkisel gıdalar ile ağrıyı tedavi etmeye yardımcı olur. -Defne yaprağı, oğul otu, fesleğen üçlüsü ile çay yapıp migren ağrılarınızı tedavi edebilirsiniz. Çayın Yapılış Şekli: 2 bardak kaynak suyun içerisine bir tatlı kaşığı ezilmiş defneyaprağı katılır. Daha sonra oğul otu ve fesleğen katılır. 15 dk çayın demlenmesi beklenir. Ilık olarak tüketilir. Günce iki üç bardak içilebilir. Bal ile tatlandırılabilir. Fakat şeker hastası olan kişiler baldan uzak durması gerekmektedir. Çay, kahve, sigara ve alkol tüketmemesi gerekir. Etiket:Miğren ağrısı,Miğren ağrısı için bitkisel çözümler,Miğren hastalığı belirtiler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2012/01/22/migrene-iyi-gelen-ca-migren-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sütün de fazlası zararlı</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/09/01/sutun-de-fazlasi-zararli/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/09/01/sutun-de-fazlasi-zararli/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Sep 2011 08:32:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[bebeklerin diyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/09/01/sutun-de-fazlasi-zararli/</guid>
		<description><![CDATA[Yıllarca, inek sütü midede şişkinlik, hazımsızlık, ürtiker plakları (vücutta oluşan kaşıntılı kızarıklıklar) gibi istenmeyen rahatsız edici semptomların kaynağı diye bilinir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yıllarca, inek sütü midede şişkinlik, hazımsızlık, ürtiker plakları (vücutta oluşan kaşıntılı kızarıklıklar) gibi istenmeyen rahatsız edici semptomların kaynağı diye bilinir. Bu reaksiyonlar süt proteinlerine karşı alerji ya da laktoz intoleransından kaynaklanır. Bebeklerde her ikisi de aynı anda olabilir.<span></span></p>
<p>Süt, çocuğun karşılaştığı ilk yabancı protein kaynağı ve muhtevası ile çok önemli bir besin kaynağıdır ve bu nedenle bebeklerin diyetinden kolayca çıkarılamaz. Laktoz intoleransı, sütün baskın şekeri laktozun yeterli sindirilememesinden kaynaklanır. Bu yetersizlik laktaz enziminin eksikliğinden kaynaklanır. Laktaz enzimi normalde ince bağırsak hücreleri tarafından üretilir.</p>
<p>Laktaz enzimi laktozu, emilip kana geçebilmesi için daha küçük formları olan galaktoz ve glikoza parçalar. Alınan laktozu sindirebilmek için gerekli laktaz enzim eksikliği olan her insanda semptom görülmese de bu insanlarda laktoz intoleransı var kabul edilir.</p>
<p>Genel olarak semptomlar laktoz alımı sonrası mide bulantısı, kramplar, dolgunluk, şişkinlik, gaz, ishaldir. Bu semptomlar laktoz alındıktan yarım saat ile 2 saat arasında bir süre sonra başlar. Semptomların şiddeti kişinin laktozu tolere edebilmesine göre değişir.</p>
<p>Laktoz intoleransının bazı sebepleri çok iyi bilinmektedir. Örneğin ince bağırsak ülseri enzim üretimini azaltabilir. Daha seyrek olarak çocuklarda laktaz üretimi doğuştan düşük olabilir. Birçok insan için ise laktaz eksikliği doğal olarak zamanla gelişen bir durumdur. Yaklaşık 2 yaşından sonra, vücut; laktazı daha az üretmeye başlar. Bununla birlikte birçok insan yaşlanmadan önce semptomlarla karşılaşmayabilir.</p>
<p>Her ne kadar Kuzey Avrupalı birçok insan hayatları boyunca kendilerine yetecek laktaz üretebiliyor olsalar da; Ortadoğu, Hindistan, Afrika’nın bir bölümünde yaşayan insanlarda ya da bu insanların dünyanın herhangi bir yerindeki akrabalarında laktaz eksikliği oldukça yaygındır. Yetişkinlerin % 70’inde değişik derecede laktoz intoleransı mevcuttur.</p>
<p>Avrupa’da birçok ülkede beyazların% 5’inde, diğer etnik gruplarda ise daha yüksek oranlarda laktoz intoleransı mevcuttur. İntoleransa neden olan süt ve süt ürünlerinin miktarı insandan insana semptom çeşitliliğine neden olur. Düşük bağırsak laktaz aktivitesine sahip birçok insan, bir bardak sütü rahatsızlık hissetmeden tolere edebilir. Sert peynir (laktozu düşüktür) ve yoğurt gibi fermente süt ürünlerini de rahatlıkla tolere edebilir.</p>
<p><strong>Laktoz intoleransı tedavisi</strong></p>
<p>Sindirim sisteminde laktoz emilimini belirlemek için kullanılan testler laktoz tolerans testi, hidrojen solunumu testi ve dışkı asit testidir. Laktoz tolerans testi önce bir aç kalma süreciyle başlar ve daha sonra laktoz içeren bir sıvının içilmesi onu takip eder. 2 saatlik periyotlarla kan örnekleri alınır. Laktozun emilimi ile artması gereken kanda glikoz seviyesi ölçülür. Normalde, laktoz sindirim sistemine girdiğinde laktaz enzimi tarafından galaktoz ve glikoza parçalanır. Kana geçen galaktoz ve glikoz karaciğere gider. Galaktoz karaciğerde glikoza dönüşür ve kan glikoz düzeyi yükselir. Eğer laktoz tam olarak parçalanmaz ve emilmez ise kan glikoz seviyesi yükselmez. Solunumda hidrojen testinde, insanın solunumundaki hidrojen miktarı ölçülür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/09/01/sutun-de-fazlasi-zararli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yaşam kalitesini artırmada bitkilerin rolü</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/yasam-kalitesini-artirmada-bitkilerin-rolu/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/yasam-kalitesini-artirmada-bitkilerin-rolu/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 17:53:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerden yararlanmak]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin rolü]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkilerle sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedaviler]]></category>
		<category><![CDATA[faydalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[gürültüyü engellemek]]></category>
		<category><![CDATA[ısıyı artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[kirliliği engellemek]]></category>
		<category><![CDATA[serinliği artırmak]]></category>
		<category><![CDATA[yararlı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam kalitesi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşam kalitesini artırma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/yasam-kalitesini-artirmada-bitkilerin-rolu/</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, bitkilerin son yıllarda kentlerdeki yaşam kalitesini yükseltmek için yaşam alanlarında, gürültü ve kirliliği engelleyecek, ısı ve serinliği artıracak unsur [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, bitkilerin son yıllarda kentlerdeki yaşam kalitesini yükseltmek için yaşam alanlarında, gürültü ve kirliliği engelleyecek, ısı ve serinliği artıracak unsur olarak kullanılmaya başlandığını belirtiyor.</p>
<p> <span id="more-8685"></span></p>
<p>Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atabay Düzenli yaptığı açıklamada, gelişmiş ülkelerde, ilaç, yem ve gıda sanayisinde kullanılmak üzere bitkilere yönelik kapsamlı araştırmalar yapıldığını, yeni yerleşim alanlarının çevresini, yaşam kalitesini artıracak şekilde düzenleme konusunun da ihmal edilmediğini söyledi.</p>
<p>Bu tür çalışmaların son zamanlarda Türkiye’de de yapılmaya başlandığını belirten Düzenli, “İnsanlar yeni bir yere yerleşmek için artık iş buldum, eşim orada yaşıyor mantığıyla bakmıyor. Yerleşecekleri alanlarda artık hava, su, toprak ve iklim gibi ayrıntılara dikkat ediyor. Kendisine ne derecede faydası var, oturacakları binaların çevresi ve yakınındaki ağaçlandırmanın hangi ölçülere göre yapıldığına bakıyor” dedi.</p>
<p>Düzenli, bu beklentiler doğrultusunda, gürültü ve kirliliği engelleyecek, ısıyı ve serinliği artıracak bitkilendirmenin artık önem kazandığına işaret ederek, şöyle konuştu:</p>
<p>“Yaşam kalitesini artıracak bitkilendirme çalışmaları önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacak. Artık düzenleme yaparken bir bitkinin estetik olup olmadığı, meyve verip vermediğinin yanı sıra, yapraklarının güneş ışınlarını yeterince tutup tutmadığına, havadaki insan sağlığını olumsuz etkileyen bir takım gazları etkisiz hale getirip getirmediğine bakılıyor.”</p>
<p>Bitkilerin hücre ve dokularında farklı özellikler olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Düzenli, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>
<p>“Örneğin bazılarının yaprağı kalın, bazılarının ince, bazıları dik ve bazıları da yere paralel olarak duruyor. Gül ve karanfil gibi bitkiler unutulmamalı ama bunların yerine özelliği bulunan bitkilere yönelmek gerekir. Yaşam kalitesini yükselten birçok bitki var. Örneğin ağır metalleri etkisiz hale getiren yalancı karabiber, zakkum, sıcaklık yayan yılan pancarı, akrep gibi zararlı böceği kaçıran gelin duvağı, serinlik veren asma gibi bitkiler bunlara örnek verilebilir. Bu ve benzeri bitki türlerinin yaşam alanlarında çoğaltılması gerekir.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/yasam-kalitesini-artirmada-bitkilerin-rolu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülserin nedenleri ve ülsere iyi gelen bitkiler</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/ulserin-nedenleri-ve-ulsere-iyi-gelen-bitkiler/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/ulserin-nedenleri-ve-ulsere-iyi-gelen-bitkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 17:53:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[atkuyruğu buğu kompresi]]></category>
		<category><![CDATA[aynısafa merhemi]]></category>
		<category><![CDATA[aynısafa otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[beslenme alışkanlıkları]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel karışımlar]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel kürler]]></category>
		<category><![CDATA[civanperçemi]]></category>
		<category><![CDATA[civanperçeminin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[çobançantası]]></category>
		<category><![CDATA[çobançantasının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ebegümecinin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[eğir kökünün yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ekşi yonca özsuyu]]></category>
		<category><![CDATA[ısırgan otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ısırganotunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç şurubu]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç şurubu kompresi]]></category>
		<category><![CDATA[karakafes otu kökü]]></category>
		<category><![CDATA[kuş ekmeğinin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[mayıs papatyası]]></category>
		<category><![CDATA[mide ağrıları]]></category>
		<category><![CDATA[mide ağrısı]]></category>
		<category><![CDATA[mide basıncı]]></category>
		<category><![CDATA[mide dostu bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanserinden korunmak]]></category>
		<category><![CDATA[mide kanserinden koruyan bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[mide sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[midedeki sağlık problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[özsu karışımı]]></category>
		<category><![CDATA[sinirliot yaprakları]]></category>
		<category><![CDATA[sinirliotun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[taze ısırganotu]]></category>
		<category><![CDATA[ülser]]></category>
		<category><![CDATA[ülsere iyi gelen bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[ülserin nedenleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/ulserin-nedenleri-ve-ulsere-iyi-gelen-bitkiler/</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, ebegümeci başta olmak üzere ısırgan otu, alnısafa gibi bitkilerin özellikle ülser ve mide kanseri gibi ölümcül olabilen mide rahatsızlıkları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, ebegümeci başta olmak üzere ısırgan otu, alnısafa gibi bitkilerin özellikle ülser ve mide kanseri gibi ölümcül olabilen mide rahatsızlıkları için bire bir olduğunu belirtiyor ve bu bitkilerin sıklıkla tüketilmesi gerektiği tavsiyesinde bulunuyorlar…<span id="more-8713"></span></p>
<p><strong>Midenin dostu ebegümeci</strong></p>
<p>Birçok çeşidi bulunan mide rahatsızlıklarında, tıbbi tedavinin yanı sıra şifalı bitkiler de faydalar sağlıyor. Isırgan otu, aynısafa ve ebegümeci; en etkilileri olarak sayılabilir…</p>
<p>Mide rahatsızlıkları; mide asidi, mide basıncı, mide büyümesi, mide kanaması, mide kanseri, mide krampları, gastrit (mide mukoza iltihabı), mide şişkinliği, mide ülseri, mide yanması, mide zayıflığı gibi çeşitlilikler gösteriyor. Bundan dolayı tedavilerin de mide rahatsızlığının teşhisi konulduktan sonra uygun şekilde yapılması gerekiyor.</p>
<p><strong>Ülserin nedenleri</strong></p>
<p>Stres (hızlı yaşam biçimi, ruhsal baskılar, çatışmalar), sigara alışkanlığı, yapısal nedenler (ince yapılı olmak), kronik karaciğer veya akciğer hastalıkları, kronik açlık ve hormonsal etkenler, mide ülserinin nedenleri arasında yer alıyor. Mide ülseri çeken kişinin, midesini korumak ve rahatlatmak için, uygun bir beslenme diyetine kesinlikle uyması gerekiyor. Ülser tedavisinin yanı sıra şifalı bitkilerden yararlanmak da ağrılar ve midenin rahatlaması için büyük faydalar sağlıyor.</p>
<p><strong>Isırgan otu</strong></p>
<p>Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış yaprak, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş ısırgan otu çayı, haftalar boyunca sürekli içilebileceği için, uzun süreli tedavi kürlerine çok uygun bir bitkidir.</p>
<p><strong>Ebegümeci</strong></p>
<p>Mide ülserinde, taze ebegümeci yaprakları ve kaba öğütülmüş arpa ile hazırlanan bir çorba çok yararlıdır. Önce arpa çorbası pişirilir ve sonra, ince kıyılmış taze ebegümeci yaprakları çorbanın üstüne serpiştirilir.</p>
<p><strong>Aynısafa</strong></p>
<p>Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış çiçek yaprağı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2 bardak taze demlenmiş çay, soğutulmadan yudumlanır.</p>
<p><strong>Kuş ekmeği</strong></p>
<p>Yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış bitki, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 2 bardak taze demlenmiş çay, soğutulmadan yudumlanır.</p>
<p><strong>Bitki karışımı</strong></p>
<p>100 gr karakafes otu kökü, 50 gr aynısafa çiçeği ve 50 gr kuş ekmeği, ince kıyılmış olarak harmanlanır. Yarım tatlı kaşığı bitki karışımı, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3-4 bardak taze demlenmiş çay, sıcak olarak yudumlanır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/ulserin-nedenleri-ve-ulsere-iyi-gelen-bitkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kanser (tümör) oluşumunu önleyenler bitkiler</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/kanser-tumor-olusumunu-onleyenler-bitkiler/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/kanser-tumor-olusumunu-onleyenler-bitkiler/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 17:53:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[burç otu]]></category>
		<category><![CDATA[burç otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[çekem otu]]></category>
		<category><![CDATA[çekem otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[gevele otu]]></category>
		<category><![CDATA[gevele otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[gökçe otu]]></category>
		<category><![CDATA[gökçe otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[gövelek]]></category>
		<category><![CDATA[gövelekin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[guaiacum officinale]]></category>
		<category><![CDATA[kanser hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[kansere yakalanmak]]></category>
		<category><![CDATA[kansere yakalanmış dokular]]></category>
		<category><![CDATA[kokulu menekşe]]></category>
		<category><![CDATA[kokulu menekşenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[ökseotu]]></category>
		<category><![CDATA[ökseotunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberağacı odunu]]></category>
		<category><![CDATA[peygamberağacı odununun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[tümör gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[tümör oluşumu]]></category>
		<category><![CDATA[viola odorata]]></category>
		<category><![CDATA[viscum album]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/kanser-tumor-olusumunu-onleyenler-bitkiler/</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, kansere yakalanmış dokuları yeniden organize etmek ve kontrol altına alabilmek için tümör gelişimini önleyici etkiye sahip olduğu kabul edilen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, kansere yakalanmış dokuları yeniden organize etmek ve kontrol altına alabilmek için tümör gelişimini önleyici etkiye sahip olduğu kabul edilen bitkileri tüketmenin yararlı olacağını belirtiyor…<span id="more-8749"></span></p>
<p>Ökseotu, kokulu menekşe (kök, yaprak, çiçek), peygamberağacı odunu (guaiacum officinale), modern tıp tarafından kanser hastalıklarına karşı kullanılıyor. Hastalığı nasıl etkileyebildikleri ise henüz tam olarak bilinmiyor.</p>
<p><strong>Kokulu menekşe (viola odorata)</strong></p>
<p><strong>Kullanım biçimi:</strong> Bitkinin, çok ince kıyılmış kök, yaprak ve çiçeklerinden yarım veya 1 tatlı kaşığı dolusu, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar suyla haşlanır, üstü kapalı olarak 10-15 dakika demlendikten sonra, süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay, soğutulmadan içilir. Ayrıca, akciğer ve üst solunum yolları hastalıklarında çok olumlu sonuçlar verir. Bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.</p>
<p><strong>Ökseotu (çekem / burç / gevele / gökçe / gövelek = viscum album) </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/kanser-tumor-olusumunu-onleyenler-bitkiler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mısırın faydaları ve besin değerleri</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/misirin-faydalari-ve-besin-degerleri/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/misirin-faydalari-ve-besin-degerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 17:53:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[akciğer kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[B1 vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[B3 Vitamini C vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[B5 Vitamini]]></category>
		<category><![CDATA[beta-kriptozantin]]></category>
		<category><![CDATA[diüretik]]></category>
		<category><![CDATA[diyetsel lifler]]></category>
		<category><![CDATA[enerji üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[felç]]></category>
		<category><![CDATA[folat]]></category>
		<category><![CDATA[fosfor minerali]]></category>
		<category><![CDATA[günlük lif ihtiyacı]]></category>
		<category><![CDATA[ishal tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[ishali tedavi eden besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kalp hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[kalp krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kalp Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[kan damarlarında tahribat]]></category>
		<category><![CDATA[Kanser]]></category>
		<category><![CDATA[kanserin gelişmesi]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıntıyı azaltan besinler]]></category>
		<category><![CDATA[kırmızı karetoit]]></category>
		<category><![CDATA[magnezyum minerali]]></category>
		<category><![CDATA[mısır]]></category>
		<category><![CDATA[mısır özü yağı]]></category>
		<category><![CDATA[mısır tüketimi]]></category>
		<category><![CDATA[mısır yağı]]></category>
		<category><![CDATA[mısırın besin değeri]]></category>
		<category><![CDATA[mısırın faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[mısırın iyi geldiği hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[mısırın vücudumuza faydaları]]></category>
		<category><![CDATA[mısırın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[niasin]]></category>
		<category><![CDATA[patotonik asit]]></category>
		<category><![CDATA[periferal vasküler hastalıklar]]></category>
		<category><![CDATA[stres]]></category>
		<category><![CDATA[tiamin kaynağı]]></category>
		<category><![CDATA[Vitamin B1]]></category>
		<category><![CDATA[vitamin deposu besinler]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek kan seviyeleri]]></category>
		<category><![CDATA[yüksek lifli gıdalar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/misirin-faydalari-ve-besin-degerleri/</guid>
		<description><![CDATA[Uzmanlar, anavatanı Güney Amerika olan ve günlük yaşantımızda salatalardan pilavlarımıza kadar kullandığımız mısırın sağlık açısından da oldukça yaralı bir besin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, anavatanı Güney Amerika olan ve günlük yaşantımızda salatalardan pilavlarımıza kadar kullandığımız mısırın sağlık açısından da oldukça yaralı bir besin olduğunu belirtiyor ve sağlığına önem verenlerin bol bol mısır tüketmesi tavsiyesinde bulunuyor.<span id="more-9073"></span></p>
<p>İşte besin değeri oldukça yüksek olan mısırın sağlığımız için faydaları…</p>
<p><strong>Mısırın vücudumuza faydaları</strong></p>
<p>Mısır tam bir vitamin deposudur. B1 vitamini, patotonik asit B5 vitamini, folat, niasin B3 Vitamin ve C vitaminini de bol miktarda içermektedir. Mısır ayrıca diyetsel liflerin, fosfor ve magnezyum minerallerinin iyi bir kaynağıdır.</p>
<p><strong>Yüksek lifli gıda mısır<br />
</strong></p>
<p>Bir bardak mısır günlük lif ihtiyacının yaklaşık % 23′ ünü karşılayacak kapasitededir. Yapılan araştırmalar mısırın yüksek kolesterol seviyelerini düşürdüğü, kolon kanseri riskini azalttığı ve İrritabl bağırsak sendromunun bir kısım rahatsızlık verici semptomlarını hafiflettiği göstermiştir.</p>
<p>Sindirim sistemi ve kalp üzerindeki etkilerine ek olarak, mısırda bulunan lif kan şekeri seviyelerini stabilize etmeye yardım edebilir. Eğer diyabetiniz varsa, mısır size yavaş yanıcı dayanıklı bir enerji sağlarken kan şekerinizi dengeye getirme konusunda yardımcı olabilir.</p>
<p>Düzenli mısır tüketimi hem kan şekeri ve insülinin düşürülmesi ve dengelenmesine yardımcı olur. Yüksek lifli grup ayrıca toplam kollesterolü yaklaşık % 7 civarında geriletir, trigliserit seviyelerini % 10,2 itibari ile ve VLDL seviyelerini (kollesterolün en tehlikeli formu) % 12,5 itibar ile geriletir.</p>
<p><strong>Kalp sağlığı için mısır</strong></p>
<p>Mısırın sağlığa katkısı sadece lifli olması boyutunda değildir. Belirgin miktarlarda ki folik asit, niasin ve sağlamış olduğu magnezyum ile de son derece faydalı bir besindir. B vitamini olarak bilinien Folik asit doğumsal bozuklukları önlemede yardımcı olur. Ayrıca homosistein seviyelerini düşürmeye yardım eder. Homosistein metilasyon siklüsü olarak adlandırılan önemli bir aminoasittir.</p>
<p>Homosistein direkt olarak kan damarlarını tahrip edebilir, böylelikle bu tehlikeli molekülün yüksek kan seviyeleri, kalp krizi, felç yada periferal vasküler hastalıklar açısından oluşturduğu risktir ve kalp hastalığı olan hastaların % 20 ile % 40′ı arasında mevcuttur.</p>
<p>Şu hesaplanmıştır ki folatın günlük değerinin % 100′ünün alınması halinde bu sadece kendi başına her yıl itibari ile muzdarip olunan kalp krizi sayısını % 10 itibari ile geriletebilir. Folattan zengin diyetler ayrıca kolon kanserinin azalmış riski ile ilişkilidir. Bir kupa mısır folat için günlük değerin % 19′unu sağlar iken yüksek kolesterol seviyelerini düşürmeye yardım etmek sureti ile kardiyovasküler hastalıkları azaltabilen bir başka B vitamini olan niasinin günlük değerinin de % 18,9′unu sağlar.</p>
<p>Mısırda bol miktarda magnezyum bulunur. Magnezyum doğanın sahip olduğu kalsiyum kanal blokörüdür. Arter ve venlerin çevresinde yeterli magnezyum olduğu zaman derin nefes bir iç çekme ile gevşemeyi sağlar direnci azaltır kanın akışını iyileştirir, vücutta oksijen ve besinlerin dağılımını iyileştirir.</p>
<p>Çalışmalar göstermiştir ki magnezyum eksikliği sadece kalp krizi ile ilişkili olmayıp fakat kalp krizinin hemen akabinde yeterli magnezyumun yoksunluğu kalbe serbest radikal hasarını kolaylaştırır. Bu itibarla kısmen gevşetici etkileri ile birlikte, mısırda bulunan magnezyumun. Ayrıca astımı ve migren gibi durumların ağırlığını azalttığı, yüksek kan basıncını düşürdüğü ve arteroskeleroz ve diabetik kalp hastalığı riskini gerilettiği gözlenmiştir. Bir kupa mısır magnezyuma yönelik günlük değerin % 16,4′ünü sağlar.</p>
<p><strong>Akciğer kanseri gelişme riskinizi azaltın</strong></p>
<p>Beta-kriptozantinden zengin gıdaların tüketilmesi yüksek oranda mısırda balkabağında, kavun da, kırmızı dolma biberde,mandalinada, portakalda ve şeftalide yüksek oranda mevcut olan bir portakal rengi kırmızı karetoit; akciğer kanseri gelişme riskini belirgin bir şekilde azaltabilir.</p>
<p>“Kanser Epidemiyolojisi, Biomarkerleri ve Önlenmesi” dergisinin 2003 ekim sayısında yayınlanan bir çalışmada, Çin’de, Şangay’da 63257 yetişkinden diyet ve hayat stiline ilişkin veri toplanmış olup bunlar 8 yıl için takip edilmişler, bu zaman boyunca 482 akciğer kanseri vakası teşhis edilmiştir. Bunlarda çoğu kriptozantin zengin gıdalar içeren gıdaları yiyenler akciğer kanseri riskinde % 27′lik bir gerileme göstermişlerdir. Mevcut sigara tiryakileri değerlendirildiğinde çok kriptozantinden zengin gıdalar tüketenler, daha az koruyucu gıda tüketen sigara içicilere kıyasla akciğer kanserinden % 37,5 daha az düşük bir riske sahip olarak bulunmuşlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/misirin-faydalari-ve-besin-degerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bitkilerle egzama tedavisi</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/bitkilerle-egzama-tedavisi/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/bitkilerle-egzama-tedavisi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 17:53:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[baharatlar]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz dut kurusu kürü]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz dutun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[bitki çayları]]></category>
		<category><![CDATA[bitki kürlerinin tarifleri]]></category>
		<category><![CDATA[bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel kürler]]></category>
		<category><![CDATA[bitkisel tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[deri hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[dermatoloji]]></category>
		<category><![CDATA[egzama]]></category>
		<category><![CDATA[egzama hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[egzama hastalığının tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[egzama hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[egzama için şifalı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[egzama tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[funda bitkisinin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[huş ağacının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kına ağacının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kudret narının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[kuzukulağının yararları]]></category>
		<category><![CDATA[mahmur çiçeğinin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[meyveler]]></category>
		<category><![CDATA[papatyanın yararları]]></category>
		<category><![CDATA[şahtere otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[sebzeler]]></category>
		<category><![CDATA[şifa kaynağı bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[Şifalı Bitkiler]]></category>
		<category><![CDATA[sirkenin yararları]]></category>
		<category><![CDATA[süpürge otunun yararları]]></category>
		<category><![CDATA[üzerlik otunun yararları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/bitkilerle-egzama-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[Derinin sulanmasıyla meydana gelen bir iltihap olan egzama, daha çok el ayak ve yumuşak dokuda görülür. Kanın terkibinin bozulmasıyla alakalandırılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Derinin sulanmasıyla meydana gelen bir iltihap olan egzama, daha çok el ayak ve yumuşak dokuda görülür. Kanın terkibinin bozulmasıyla alakalandırılan egzama, karaciğer temizlenmesiyle tedavi edilebilir.<span id="more-9092"></span></p>
<p>Egzama tedavi için pratik bitkisel formüller</p>
<p>- 1 çay bardağı su veya ispirto içinde 10 adet aspirin eritilip, pamukla hastalıklı cilde sürülür.</p>
<p>- Taze sarımsak otu sıkılır, elde edilen suyu hastalıklı bölgeye sürülür.</p>
<p>- Karanfil toz halinde, toz haline getirilmiş nöbet şekeriyle karıştırılır. Bu karışımdan sabah akşam yenilir.</p>
<p>- Funda tohumu kaynatılır, posası egzamalı bölgeye sarılır.</p>
<p>- 1 bardak suya, 10-15 gram adaçayı konulur. 5 dakika kaynatılıp, bu suyla hastalıklı bölgeye yıkama ya da kompres yapılır.</p>
<p>- 1 avuç ısırgan yaprağı ispirto içine konulur. 1 hafta bekletilip, aynı nispette suyla karıştırılır. Hastalıklı cilde pansuman yapılır.</p>
<p>- Defne yaprağı, tohumu ve ince dalları kaynatılır. Sıcak bir şekilde hasalıklı cilt 5-10 defa bu suyun içine sokulur.</p>
<p>- Kekik ezilir, limon suyuyla merhem haline getirilir ve hastalıklı cilde sürülür.</p>
<p>- El ve ayak egzamaları için taze dutun kaynatılarak veya pekmezinin sıcak suda ıslatılarak el ve ayaklara gece yatarken sürülmesiyle egzama önlenebilir. Dut pekmezi kanı temizlediğinden tüketilmesi egzama tedavisine yardımcı olur.</p>
<p><strong>Tarihi şifalı egzama tedavisi kürü</strong></p>
<p style="float: left; padding: 0; margin: 0 4px 4px 0;">
</p>
<p><strong>Malzemeler:</strong><br />
Kuzukulağı, şahtere otu, huş ağacı, üzerlik otu (mahmur çiçeği), papatya, sirke.</p>
<p><strong>Hazırlanışı ve kullanımı:</strong><br />
Kuzukulağı, şahtere otu sirkeli suda kaynatıldıktan sonra süzülür. Elde edilen bu karışım gün boyu dinlendirildikten sonra sabahları aç karnına bir bardak içilir. Aynı zamanda bu karışım papatya yağı ilâve edilerek el ve ayak banyosu yapılır.</p>
<p>Üzerlik otu tohumu, kaynar suda on dakika kadar bekletilir. Süzülerek elde edilen sıvıdan tedavi süresince yatmadan önce bir çay bardağı içilir.</p>
<p>Tedavi süresince, yağmur yağmadan önce toplanan huş ağacı yaprakları vücudun egzamalı yerine sarılır.</p>
<p><strong>Egzama tedavi İçin bitkisel losyon</strong></p>
<p><strong>Malzemeler:</strong><br />
2 tane yeşil erik, 1/2 çay bardağı sirke.</p>
<p><strong>Hazırlanışı ve kullanımı:</strong><br />
Erikler ortadan ikiye bölünerek çekirdekleri çıkarılır. Sirke içerisinde 15 dakika dinlendirilir. Süre sonunda egzamalı kısımlar masaj yoluyla hafifçe ovulur. Günde üç defa uygulanır. Egzama kuruyup yok oluncaya kadar işlem her gün tekrarlanır. Çok kısa sürede sonuç alınır.</p>
<div id="_mcePaste" style="overflow: hidden; position: absolute; left: -10000px; top: 499px; width: 1px; height: 1px;">Egzama tedavi İçin bitkisel losyon<br />
Malzemeler:<br />
2 tane yeşil erik, 1/2 çay bardağı sirke.</p>
<p>Hazırlanışı ve kullanımı:<br />
Erikler ortadan ikiye bölünerek çekirdekleri çıkarılır. Sirke içerisinde 15 dakika dinlendirilir. Süre sonunda egzamalı kısımlar masaj yoluyla hafifçe ovulur. Günde üç defa uygulanır. Egzama kuruyup yok oluncaya kadar işlem her gün tekrarlanır. Çok kısa sürede sonuç alınır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/bitkilerle-egzama-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Siyah noktalara bitkisel tedavi önerileri</title>
		<link>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/siyah-noktalara-bitkisel-tedavi-onerileri/</link>
		<comments>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/siyah-noktalara-bitkisel-tedavi-onerileri/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Aug 2011 17:53:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[böcekler]]></category>
		<category><![CDATA[akne]]></category>
		<category><![CDATA[akneler]]></category>
		<category><![CDATA[cildi temizlemek]]></category>
		<category><![CDATA[cildin pH dengesi]]></category>
		<category><![CDATA[cilt problemleri]]></category>
		<category><![CDATA[cilt temizliği]]></category>
		<category><![CDATA[cilt temizliğinin önemi]]></category>
		<category><![CDATA[ciltte kalıcı izler]]></category>
		<category><![CDATA[dermatolog]]></category>
		<category><![CDATA[ergenlik dönemi sivilceleri]]></category>
		<category><![CDATA[kaşınan sivilceler]]></category>
		<category><![CDATA[nemlendirici]]></category>
		<category><![CDATA[sabun şeklindeki temizleyiciler]]></category>
		<category><![CDATA[sıkılan sivilceler]]></category>
		<category><![CDATA[sivilceler]]></category>
		<category><![CDATA[sivilcelerden kurtulmak]]></category>
		<category><![CDATA[sivilcelerin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[siyah noktalar]]></category>
		<category><![CDATA[siyah noktalardan kurtulmak]]></category>
		<category><![CDATA[siyah noktalarınn tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[temiz cilt]]></category>
		<category><![CDATA[temiz olmayan ciltler]]></category>
		<category><![CDATA[yağ bezleri]]></category>
		<category><![CDATA[yüz güzelliği]]></category>
		<category><![CDATA[yüz güzelliğinin düşmanı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/siyah-noktalara-bitkisel-tedavi-onerileri/</guid>
		<description><![CDATA[Cildimizdeki istenmeyen misafirlerden biri de kuşkusuz siyah noktalardır. Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cildimizdeki istenmeyen misafirlerden biri de kuşkusuz siyah noktalardır. Daha temiz bir cilt için evinizde kolaylıkla yapabileceğiniz limon suyu ve yoğurtla hazırlanan maskeyle, sivilce ve siyah noktalardan kurtulabilirsiniz.<span id="more-9143"></span></p>
<p>Bir kâse yoğurda bir limonun suyunu karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın. Limon suyu cildi dezenfekte eder, sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maske haftada bir kez uygulanabilir.</p>
<p><strong>Yulaf ezmesi maskesi</strong></p>
<p>Yulaf maskesi ile siyah noktalardan kurtulun yulaf ezmesi, cildin derinlemesine temizlenmesi ve siyah noktaların yok edilmesini sağlayan bir maskedir. Bu maske ayrıca cildin içinde dolaşan pislikleri temizleyip, cildin fazla yağlanmasını da engeller. Bu nedenle kuru ciltli kişiler tarafından pek fazla kullanılmamalıdır.</p>
<p>Yulaf ezmesi maskesinin yapımı son derece basittir. Pişirdiğiniz yulafları süzdükten sonra, bunları geniş bir kabın içinde bir kaç dakika ezin. Hazırladığınız bu yulaf ezmesini yüzünüze sürdükten sonra 15 dakika kadar bekleyin. Daha sonra yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Bu maskeyi vücudunuza da uygulayarak, şaşırtıcı bir sonuca ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Siyah noktalara elma </strong></p>
<p>Siyah noktaları elma sirkesi ile yok edebilirsiniz. Su ile karıştırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayın. Elma sirkesi cildinizi yumuşattığı gibi, akneye yol açan mikropları öldürecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.datacom-catalog.com/2011/08/28/siyah-noktalara-bitkisel-tedavi-onerileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

